12 Ağustos 2018 Pazar
26 Temmuz 2018 Perşembe
25 Temmuz 2018 Çarşamba
24 Temmuz 2018 Salı
Sihirli Sözcükler Piyesi
SİHİRLİ
SÖZCÜKLER
OYUNCULAR:
Arda, Selin, Ahmet, Merve, Eylül, Can, Uğur, Öğretmen İpek Hanım
( Sınıf ortamı. Sıralar, öğretmen masası, Atatürk
köşesi, yazı tahtası )
Perde açılır…
( Zil çalar. Öğrenciler, gürültülü bir şekilde sınıfa
girer. Kimisi koşmaktadır. Birbirleriyle kavga edenler vardır. )
( Öğretmen ,
masasında sınıf defterini yazmaktadır. Gürültüyü duyunca kafasını kaldırır. )
- Çocuklar, ne
oluyor? Bu gürültü nedir?
( Selin, öğretmenin yanına gelerek ve Uğur ‘u işaret
ederek )
- Öğretmenim,
Uğur hep oyunbozanlık ediyor, der .
( Uğur, sırasına oturmuştur. )
- Öğretmenim.
Ama Can’ da bize hep kötü sözler söylüyor.
( Hep bir ağızdan konuşmaya başlarlar. Yine gürültülü
bir ortam vardır. )
( Öğretmen, ayağa kalkar, ellerini çırparak)
- Tamam,
çocuklar. Haydi bakalım, herkes yerine otursun , der.
Çocuklar, gürültüyü keserler ve yerlerine
otururlar.Öğretmen eline tahta kalemini alarak:
- Çocuklar,
Türkçe defterlerinizi çıkarın ve kalemlerinizi de hazırlayın, der.
( Çocuklar çantalarını açarak defterlerini ve kalem
kutularını çıkarırlar. Birbirleriyle de konuşmaktadırlar. )
O sırada Selin yanında oturan Arda’nın kalemini yere
düşürür. Arda kızgın bir şekilde)
- Dikkat etsene
, seni kaç kere uyardım. , hep aynı şeyi yapıyorsun, der ve yere düşen kalemini
almaya çalışır.
( Selin , kızgın bir ifadeyle)
- Bilerek mi
yaptım sanki, sen de hep kızıyorsun, der. ( Yerinde oturmaktadır ve defterinin
sayfalarını çevirmektedir. )
( Öğretmen elinde tahta kalemi, kollarını göğsünde
kavuşturmuş tahtanın önünde onları
izlemektedir.)
( Eylül de kalem kutusunu karıştırmaktadır. Kendi
kendine konuşur. )
- Hay Allah,
yine yok. Ama ben koymuştum. Kalemimi nasıl açacağım?
( Öğretmen sıraların arasında dolaşmakta ve çocukların
hazırlanmasını beklemektedir. )
( Eylül, sert bir şekilde eliyle Merve’ ye dokunarak )
- Merve, bana
kalem tıraşını ver , der.
( Merve kalem kutusunu açar ve içinden kalemtıraşı
çıkarır. Eylül’ uzatarak. )
- Al, sen de
hep benden istiyorsun , der.
- Versen ne olur sanki, der. ( Eylül çöp kutusuna
gitmek için ayağa kalkar ve söylenerek gider. Kalemini açar ve yerine geçer ,
kalemtıraşı Merve’nin sırasına bırakır. )
( Öğretmen tahtaya SİHİRLİ SÖZCÜKLER diye yazar. )
- Defterlerimize başlığımızı yazalım, der ve sınıfa
dönerek yazmalarını bekler.
( Çocuklar hem yazarlar hem de birbirlerine bakarak
kıkırdarlar. )
Ahmet:
- Bize
sözcükler sihir mi yapacak ,yani? Diye sorar. Öğretmen:
- Evet, Ahmet ,
diyerek cevap verir.
( Çocuklar bu sırada gülmektedirler. )
( Öğretmen, sessiz olun anlamında el işareti yapar ve
tahtaya dönerek şu kelimeyi yazar.)
“ LÜTFEN “ ve ekler:
- Siz de defterlerinize yazın, lütfen!
( Öğretmen, Merve ve Eylül’ ü işaret eder. )
- Ayağa kalkar
mısınız? Der. ( Eylül ve Merve ayağa kalkarlar, şaşırmışlardır. )
Öğretmen:
- Eylül, Merve’
den tekrar kalem tıraşını ister misin? Sihirli sözcüğü unutmadan ama, der (
Tahtadaki kelimeyi işaret eder.)
Eylül:
- Lütfen, bana kalem tıraşını ver, der.
Öğretmen, başını sağa sola sallayarak:
- Sihirli
sözcük işe yaramadı, bir daha lütfen, der.
Eylül:
- Merve, kalem
tıraşını verir misin, lütfen, der tekrar.
( Merve, tebessüm ederek kalem tıraşı uzatır. )
- Teşekkür
ederim, der Eylül ve kalem tıraşı alır.
Öğretmen:
- Sihirli
sözcükler sihrini yaptı bize diyerek çocuklardan alkışlamalarını ister.
( Eylül ve Merve birbirlerine gülümseyerek yerlerine
otururlar. )
Öğretmen:
- Sözcüklerle
sihir yapmaya devam edelim mi? Der. Bütün sınıf her birlikte:
- Evet, derler.
Öğretmen tahtaya “ ÖZÜR DİLERİM “ yazar ve çocuklar da
defterlerine yazarlar. Uğur ve Can’ ı işaret eder.
- Lütfen, ayağa kalkar mısınız? der.
( Uğur ve Can ayağa kalkarlar. )
- Aranızdaki
soruna sihir yapmak ister misiniz? Der.
( İkisi aynı anda )
- Evet,
öğretmenim, derler.
- Haydi sihrimizi yapalım, der öğretmen gülerek.
- Özür dilerim senden Can, der Uğur.
- Ben de senden özür dilerim Uğur der ve birbirlerine
sarılırlar. ( Bütün sınıf ve öğretmen alkışlarlar)
( Yerlerine otururlar. Birbirlerine gülümserler. )
( Öğretmen konuşmaya başlar. )
- Böyle daha
çok sihirli sözcüğümüz var. Onlar bizim anahtarımız. Onlar bize her kapıyı
iyilikle açmamızı sağlar. Sizleri çok seviyorum ve sizlerle gurur duyuyorum,
der.
( Çocuklar alkışlarlar .Bu sırada zil sesi duyulur.
Eşyalarını çantalarına koyarlar. Gürültü etmeden , birbirleriyle şakalaşarak
teneffüse çıkarlar. Öğretmen de yüzünde tebessüm , onları izler ve çantasını
alarak sınıftan çıkar. )
PERDE
YAZAN: GAYE KINAV ( SINIF ÖĞRETMENİ )
KARABAĞLAR ESKİİZMİR İLKOKULU
Sizlerle yazmış olduğum bir şiiri paylaşmak istedim.
SÖZ
Sözdür yolları ayıran,
Sözdür yolları bağlayan.
Kimi zaman üzer,
Kimi zaman sevindirir.
Bir söz vardır
Boynuna bağlanmış ilmek gibi boğucu,
Bir söz vardır
İçine esen yel gibi serinletici.
Sözdür duyguların dili,
Anlatır içimizdekini.
Kimi zaman usandırır,
Kimi zaman uslandırır.
SÖZ
Sözdür yolları ayıran,
Sözdür yolları bağlayan.
Kimi zaman üzer,
Kimi zaman sevindirir.
Bir söz vardır
Boynuna bağlanmış ilmek gibi boğucu,
Bir söz vardır
İçine esen yel gibi serinletici.
Sözdür duyguların dili,
Anlatır içimizdekini.
Kimi zaman usandırır,
Kimi zaman uslandırır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)